Blog Listem

  • - *ERSAĞ * *ÜYE OL PARA KAZAN* *HELAL ÜRÜN KULLANMAK NASİP İŞİDİR.* *ERSAĞ ÜYELİK FORMU* *ERSAĞ HELAL SERTİFİKASI* *ÜRÜNLERİMİZ BİTKİSEL VE HELAL DIR* http://...

HADİSLER

HADİSLERDE HAYVANLAR
HAYVANLAR HAKKINDA RESÜLALLAH IN SÖYLEDİĞİ HADİSLER
Bu şartlar şunlardır. Hayvana eza vermemek, acıktırmamak, susuz bırakmamak; birbiriyle kavga yapan bir başka kuşla
 birlikte koymamak, ak




Hadis No : 1975 Ravi: Ebu Hüreyre Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam yolda, yürürken susadı ve susuzluğu arttı. Derken bir kuyuya rastladı. İçine inip susuzluğunu giderdi. Çıkınca susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: "Bu köpek de benim gibi susamış" deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. Allah onun bu davranışından memnun kaldı ve günahlarını affetti." Resulullah'ın yanındakilerden bazıları: "Ey Allah'ın Resulü! Yani bize hayvanlar(a yaptığımız iyilikler) için de ücret mi var?" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Evet! Her "yaş ciğer" (sahibi) için bir ücret vardır" buyurdu. Kaynak: Buhari, Şirb 9, Vudu 33, Mezalim 23, Edeb 27; Müslim, Selam 153, (2244); Muvatta, Sıfatu'n Nebi 23,  Gönder | Yazdır ] Hadis No : 1976 Ravi: Tanım:Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Fahişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkararak (onunla su çekip köpeği suladı). Bu sebeple kadın mağfiret olundu." Kaynak: Müslim, Tevbe 166, (2245)  Hadis No : 1977 Ravi: İbnu Ömer Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kadın, eve hapsettiği bir kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediyi hapsederek yiyecek vermemiş, yeryüzünün haşeratından yemeye de salmamıştı." Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 17, Şirb 9, Enbiya 50; Müslim, Birr 151, (2242)  Gönder | Yazdır ] Hadis No : 1978 Ravi: Abdullah İbnu Cafer Tanım:Resulullah (sav)'ın kaza-i hacet yaparken geri tarafından istitar (perdelenme) için en ziyade tercih ettiği sütre, bir bina veya bir hurma kümesi idi. Bir seferinde Ensardan bir zatın bahçesine girdi. Orada bir deve vardı. Deve Resulullah (sav)'ı görünce inledi ve gözlerinden yaşlar aktı. Aleyhissalatu vesselam deveye yaklaştı ve gözyaşlarını sildi. Hayvan sakinleşti. "Bu devenin sahibi kimi" diye sorarak ilgi gösterdi, Ensar'dan bir genç: "O bana aittir ey Allah'ın Resulü!" deyip ortaya çıkınca Hz. Peygamber onu payladı: "Allah'n sana mülk kıldığı bu deve hakkında Allah'tan korkmuyor musun? Bak! Bu bana şikayette bulundu. Sen bunu acıktırıyor ve fazla çalıştırarak da yoruyormuşsun." Kaynak: Ebu Davud, Cihad 47, (254 Hadis No : 1979 Ravi: Ebu Hüreyre Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hayvanlarınızın sırtını minberler yerine koymayın. Şurası muhakkak ki tek başınıza güçlükle gidebileceğiniz bir yere sizi götürmeleri için Allah onları sizlere musahhar (hizmetçi) kıldı. Arzı da sizin (durma yeriniz) kıldı, öyleyse ihtiyaçlarınızı (duran hayvanının sırtında değil) arz üzerinde görün." Kaynak: Ebu Davud, Cihad 61, (2667)  Hadis No : 1980 Ravi: Abdurrahman İbnu Abdullah Tanım:Abdurrahman İbnu Abdullah, babası Abdurrahman (ra)'dan rivayet eder ki şöyle demiştir: "Biz bir seferde Resulullah (sav) ile beraber idik. Resulullah bir ara bir ihtiyacı için yanımızdan ayrıldı. O sırada hummara denen bir kuş gördük, iki tane de yavrusu vardı. (Kuş kaçtı) yavrularını aldık. Kuşcağız etrafımıza yaklaşıp çırpınmaya, kanatlarını çırpıp havada inip çıkmaya başladı. Resulullah (sav) efendimiz gelince: "Kim bu zavallının yavrusunu alıp onu izdıraba attı? Yavrusunu geri verin!" diye emretti. Bir ara, ateşe verdiğimiz bir karınca yuvası gördü. "Kim yaktı bunu?" diye sordu. "Biz!" dedik. "Ateşle azab vermek sadece ateşin Rabbine hastır" buyurdu." Kaynak: Ebu Davud, Cihad 122, (2675), Edeb, 176, (5268)  Hadis No : 1981 Ravi: Muhammed İbnu İshak Tanım:Muhammed İbnu İshak kendisine Ebu Manzur denen Şamlı bir zattan naklediyor, bu da amcasmdan, o da Hadır'ın kardeşi Amiru'r-Ram'dan nakletmiştir. Amir der ki: "Bizim için bayraklar ve sancaklar yükseltildiği zaman memleketimizde idik. Ben: "Bu nedir?" diye sordum. "Resulullah (sav)'ın sancağı!" dediler. Yanına gittim. Bir ağacın altında oturuyordu. Ashabı da etrafını sarmıştı. Ben de yanlarına oturdum. Bir ara Resulullah (sav) hastalıklardan ve dertlerden bahsedip dedi ki: "Mü'mine bir hastalık gelir, sonra da Allah ona şifa verirse, bu hastalık onun geçmiş günahlarına kefaret, geri kalan hayatı için de bir öğüt olur. Şayet münafık hastalanır, sonra da afiyet verilirse o, sahibi tarafından bağlanıp sonra da salıverilen fakat niçin bağlandığını, niçin salıverildiğini bilmeyen bir deve gibidir. Aleyhissalatu vesselamın etrafında oturanlardan biri: "Ey Allah'ın Resulü, eskam (hastalıklar) nedir? Ben asla hiç hastalanmadım?" diye sordu. Resulullah (sav): "Kalk! Sen bizden değilsin." buyurdu." Kaynak: Ebu Davud, Cenaiz, 1, (3089)  Hadis No : 1982 Ravi: Ebu Hüreyre Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Peygamberlerden birini bir karınca ısırdı. O da (öfkelenerek) karıncanın yuvasının yakılmasını emretti ve yakıldı, Allah Teala Hazretleri ona şöyle vahyetti: "Seni bir karınca ısırmışken, sen tesbih eden bir ümmeti yaktın." Köpek Ve Diğer Hayvanlar Hakkında Hadisler Hadis No : 3511 Ravi: Ebu Hüreyre Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kaba, köpek banmışsa onun temizlenmesi yedi kere su ile yıkanmasına bağlıdır, hatta bunların ilki toprakla olmalıdır "  Kaynak: Buhari, Vudu 33; Müslim, Taharet 97, (279); Muvatta, Taharet 35, (1, 34); Ebu Davud, Taharet 37, (71  Hadis No : 3512 Ravi: İbnu Ömer Tanım: Köpekler Resulullah (sav) devrinde mescidin içinde gidip gelirlerdi Bu sebeple mescidi yıkamak için içine su serpmezlerdi Kaynak: Buhari, Vudu 33; Ebu Davud, Taharet 139, (382)  Hadis No : 3513 Ravi: Kebşe Bintu Ka'b İbnu Malik Tanım: Ravi -ki, İbnu Ebi Katade'nin nikahı altında idi- anlatıyor: "Ebu Katade (ra) yanıma girdi Kendisine abdest suyu hazırladım Bu sırada, sudan içmek üzere bir kedi geldi Ebu Katade kabı uzattı, kedi içti " Kebşe sözlerine devamla der ki: "Ebu Katide kendisine bakmakta olduğumu gördü ve: "Ey kardeşimin kızı, buna hayret mi ediyorsun?" dedi Bende: "Evet!" demiş bulundum Bunun üzerine: "Resulullah (sav): "Kedi necis değildir Kedi sizin tarafınızda çokça dolaşır" buyurdular" dedi "  Kaynak: Muvatta, Taharet 13, (1, 23); Ebu Davud, 38, (75); Tirmizi, Taharet 69, (92); Nesai, Taharet 54, (1, Hadis No : 3514 Ravi: Davud İbnu Salih İbni Dinar et-Temmar Tanım: Davud İbnu Salih İbni Dinar et-Temmar, annesinden anlatıyor: "Efendim beni, Hz Aişe (ra)'ya bir miktar yemekle gönderdi Gelince Hz Aişe'yi namaz kılıyor buldum Bana, elimdekini koymamı işaret etti (Ben de bıraktım) Ancak bir kedi gelerek üzerinden yedi Hz Aişe (ra), namazından çıkınca, kedinin yediği yerden yemeği (bir miktar) yedi Sonra da şu açıklamayı yaptı: "Resulullah (sav): "Kedi necis değildir, o sizi çokça dolaşan birisidir" demişti Ben ayrıca Resulullah (sav)'ın kedinin artığıyla abdest aldığını gördüm "  Kaynak: Ebu Davud, Taharet 38, (76)  Hadis No : 3515 Ravi: Meymune Tanım: Resulullah (sav)'a yağa düşen fareden soruldu Aleyhissalatu vesselam: "Onu ve etrafındaki kısmı atın, yağınızı yiyin!" buyurdu  Kaynak: Buhari, Vudu 67, Zebaih 34; Muvatta, İsti'zan 20, (2, 971, 972); Ebu Davud, Et'ime 48, (3841, 3843); Hadis No : 3516 Ravi: Ebu Hüreyre Tanım: Ebu Davud'un Ebu Hüreyre'den kaydettiği bir rivayette şöyle gelmiştir: "(Eğer yağ) donmuşsa fareyi ve etrafındaki yağı kaldırıp atın, yağ sıvı ise, artık ona yemek niyetiyle yaklaşmayın "  Kaynak: Ebu Davud, Et'ime 48, (3841, 3843)  Hadis No : 3517 Ravi: Ebu Said Tanım: Resulullah (sav) bir koyunu beceriksizce yüzmekte olan bir köleye uğramıştı Ona: "Çekil de sana göstereyim!" dedi Derhal elini deri ile et arasına soktu Elini, bütün kolu koltuğa kadar derinin altında kalacak şekilde ilerletti Sonra gidip abdest almadan halka namaz kıldırdı (Bir rivayette, "Yani suya değmedi" ziyadesi vardır )  Kaynak: Ebu Davud, Taharet 73, (185) doğa ve hayvan sevgisi ile ilgili hadisler doğa ve hayvan sevgisi ile ilgili hadisler Diğer Canlılara ve Çevreye olan Sevgisi: O'nun, insan dışındaki canlılara, hayvan ve bitkilere de büyük değer verdiğini ve temiz bir çevre için elinden gelen her şeyi yaptığını görüyoruz O "Yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin" (Tirmizî, "Birr", 16) buyurarak merhamete erişmeyi, tüm yeryüzündeki varlıklara merhamet etmeye endekslemiştir Bir köpeğe su veren kadının bağışlandığını belirtirken, bir kediye eziyet edip ölümüne sebep olmanın Allah'ın gazabını çektiğini vurgulamıştır Bir keçiyi sağan adama uğradığında ona şunları söylemiştir: "Sağdığında yavrusu için de süt bırak" (Mecmua'z-Zevaid, 8:196) Kendisine, "hayvanlara yapılan iyilik için de mükâfat var mı?" diye soranlara şu cevabı vermiştir: "Evet, her canlıya yapılan iyilik için mükafat vardır" (Buhari, "Şürb", 9) O, hayvanları bile keserken, bilenmiş bıçakla ve hayvana fazla eziyet çektirilmeden kesilmelerini özellikle emretmiştir (Müslim, "Sayd" 57)
Kendisi bir defasında beş yüz hurma ağacını birden dikmiş (İ Hanbel, 5:354) ve bu konuda şunları söylemiştir: "Bir Müslüman bir ağaç diker de bunun meyvesinden insan, evcil veya vahşi hayvan, veya bir kuş yiyecek olsa, yenen şey diken için bir sadaka hükmüne geçer" (Müslim, "Müsakat", 10) "Kıyamet kopma anında bile olsa, elinde bir ağaç filizi bulunan onu mutlaka diksin" (Buharî, el-Edebü'l-Müfred, 168) Davarları yapraklarını yesin diye, bir ağacı sopayla çırpan adama şöyle müdahalede bulunmuştu: "Biraz ağır ol bakalım, ağaca vurarak, onu kırıp dökerek değil, tatlılıkla sallayarak yaprağını dök!" (Üsdü'l-Ğabe, 3:276) Yüce Allah'ın Mekke'yi Harem bölge yaparak bir anlamda sit alanı ilân etmesi yanında, O da (sas), Medine ve Taif'i sit alanı ilân etmişti (Bayraktar, 5:223-227) "Yeryüzü bana mescid kılındı, onun toprağı temiz ve temizleyicidir," buyuran Hz Peygamber'in Mekke, Medine, Uhud dağı ve başka yerlerin sevgisini dile getiren pek çok hadisi vardır O, gök cisimleriyle de ilgilenmiş, onların doğuş ve batışlarını dua fırsatı olarak değerlendirmiştir 

HADİS-İ ŞERİF'DE HAYVAN SEVGİSİ.. Hadis No : 1975 
Ravi: Ebu Hüreyre  Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam yolda, yürürken susadı ve susuzluğu arttı. Derken bir kuyuya rastladı. İçine inip susuzluğunu giderdi. Çıkınca susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: "Bu köpek de benim gibi susamış" deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. Allah onun bu davranışından memnun kaldı ve günahlarını affetti." Resulullah'ın yanındakilerden bazıları: "Ey Allah'ın Resulü! Yani bize hayvanlar(a yaptığımız iyilikler) için de ücret mi var?" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Evet! Her "yaş ciğer" (sahibi) için bir ücret vardır" buyurdu.  Kaynak: Buhari, Şirb 9, Vudu 33, Mezalim 23, Edeb 27; Müslim, Selam 153, (2244); Muvatta, Sıfatu'n Nebi 23,  Gönder | Yazdır ]  Hadis No : 1976  Ravi:  Tanım: Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Fahişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkararak (onunla su çekip köpeği suladı). Bu sebeple kadın mağfiret olundu."  Kaynak: Müslim, Tevbe 166, (2245)  Gönder | Yazdır ]  Hadis No : 1977  Ravi: İbnu Ömer  Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kadın, eve hapsettiği bir kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediyi hapsederek yiyecek vermemiş, yeryüzünün haşeratından yemeye de salmamıştı." Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 17, Şirb 9, Enbiya 50; Müslim, Birr 151, (2242)  Gönder | Yazdır ]  Hadis No : 1978  Ravi: Abdullah İbnu Cafer  Tanım: Resulullah (sav)'ın kaza-i hacet yaparken geri tarafından istitar (perdelenme) için en ziyade tercih ettiği sütre, bir bina veya bir hurma kümesi idi. Bir seferinde Ensardan bir zatın bahçesine girdi. Orada bir deve vardı. Deve Resulullah (sav)'ı görünce inledi ve gözlerinden yaşlar aktı. Aleyhissalatu vesselam deveye yaklaştı ve gözyaşlarını sildi. Hayvan sakinleşti. "Bu devenin sahibi kimi" diye sorarak ilgi gösterdi, Ensar'dan bir genç: "O bana aittir ey Allah'ın Resulü!" deyip ortaya çıkınca Hz. Peygamber onu payladı: "Allah'n sana mülk kıldığı bu deve hakkında Allah'tan korkmuyor musun? Bak! Bu bana şikayette bulundu. Sen bunu acıktırıyor ve fazla çalıştırarak da yoruyormuşsun."  Kaynak: Ebu Davud, Cihad 47, (2549)  Gönder | Yazdır ]  Hadis No : 1979  Ravi: Ebu Hüreyre  Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hayvanlarınızın sırtını minberler yerine koymayın. Şurası muhakkak ki tek başınıza güçlükle gidebileceğiniz bir yere sizi götürmeleri için Allah onları sizlere musahhar (hizmetçi) kıldı. Arzı da sizin (durma yeriniz) kıldı, öyleyse ihtiyaçlarınızı (duran hayvanının sırtında değil) arz üzerinde görün."  Kaynak: Ebu Davud, Cihad 61, (2667)  Gönder | Yazdır ]  Hadis No : 1980  Ravi: Abdurrahman İbnu Abdullah  Tanım: Abdurrahman İbnu Abdullah, babası Abdurrahman (ra)'dan rivayet eder ki şöyle demiştir: "Biz bir seferde Resulullah (sav) ile beraber idik. Resulullah bir ara bir ihtiyacı için yanımızdan ayrıldı. O sırada hummara denen bir kuş gördük, iki tane de yavrusu vardı. (Kuş kaçtı) yavrularını aldık. Kuşcağız etrafımıza yaklaşıp çırpınmaya, kanatlarını çırpıp havada inip çıkmaya başladı. Resulullah (sav) efendimiz gelince: "Kim bu zavallının yavrusunu alıp onu izdıraba attı? Yavrusunu geri verin!" diye emretti. Bir ara, ateşe verdiğimiz bir karınca yuvası gördü. "Kim yaktı bunu?" diye sordu. "Biz!" dedik. "Ateşle azab vermek sadece ateşin Rabbine hastır" buyurdu."  Kaynak: Ebu Davud, Cihad 122, (2675), Edeb, 176, (5268)  Gönder | Yazdır ]  Hadis No : 1981  Ravi: Muhammed İbnu İshak  Tanım: Muhammed İbnu İshak kendisine Ebu Manzur denen Şamlı bir zattan naklediyor, bu da amcasmdan, o da Hadır'ın kardeşi Amiru'r-Ram'dan nakletmiştir. Amir der ki: "Bizim için bayraklar ve sancaklar yükseltildiği zaman memleketimizde idik. Ben: "Bu nedir?" diye sordum. "Resulullah (sav)'ın sancağı!" dediler. Yanına gittim. Bir ağacın altında oturuyordu. Ashabı da etrafını sarmıştı. Ben de yanlarına oturdum. Bir ara Resulullah (sav) hastalıklardan ve dertlerden bahsedip dedi ki: "Mü'mine bir hastalık gelir, sonra da Allah ona şifa verirse, bu hastalık onun geçmiş günahlarına kefaret, geri kalan hayatı için de bir öğüt olur. Şayet münafık hastalanır, sonra da afiyet verilirse o, sahibi tarafından bağlanıp sonra da salıverilen fakat niçin bağlandığını, niçin salıverildiğini bilmeyen bir deve gibidir. Aleyhissalatu vesselamın etrafında oturanlardan biri: "Ey Allah'ın Resulü, eskam (hastalıklar) nedir? Ben asla hiç hastalanmadım?" diye sordu. Resulullah (sav): "Kalk! Sen bizden değilsin." buyurdu."  Kaynak: Ebu Davud, Cenaiz, 1, (3089)  Gönder | Yazdır ]  Hadis No : 1982  Ravi: Ebu Hüreyre  Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Peygamberlerden birini bir karınca ısırdı. O da (öfkelenerek) karıncanın yuvasının yakılmasını emretti ve yakıldı, Allah Teala Hazretleri ona şöyle vahyetti: "Seni bir karınca ısırmışken, sen tesbih eden bir ümmeti yaktın."  Kaynak: Buhari, Cihad 152, Bed'ü'l Halk 14; Müslim, Selam 148, (2241); Ebu Davud, Edeb 176, (5266); Nesai, S  Gönder | Yazdır ]  Hadis-i Seriflerde Hayvan Sevgisi Kur'an'ın konuya verdiği öneme paralel olarak, Hz. Peygamber'in de hayvanların korunması, onlara merhamet ve şefkat gösterilmesi konusuna çok önem verdiği görülmektedir. Onun hayvanlara şefkat gösterilmesi, korunması, eziyet edilmemesi, aşağılanmaması konularında gösterdiği titizlik gerçekten de dikkat çekicidir. Günümüzde, Allah'ın en mükerrem yaratığı insana her türlü işkence ve zulümler hâlâ uygulanırken, Hz. Peygamber'in (SAV) hayvanlara bile işkence ve zulüm yapılmasını yasakladığı görülmektedir. Bu çerçevede, Hz. Peygamber (SAV) Müslümanlara sadece insanlara değil, bütün canlılara karşı merhametli olmalarını öğretmiştir. Merhametli olanlara Rahman (yani merhamet sahihi olan Allah) merhamet eder. Yerde olanlara merhametli olun ki, gökte olanlar da (melekler) size rahmet etsin.[37] Yine yukarıda ifade edildiği gibi, "Haksız olarak bir serçeyi öldürenden, Cenab-ı Hak kıyâmet gününde hesap soracaktır.[38] Ayrıca Hz. Peygamber (SAV)'ın, kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yavrularının alınmamasını da emretmiştir.[39] Bir yuvadan aldığı yavruları torbasına doldurup şehre getiren birine Peygamber Efendimiz onları derhal analarının yanına, aldığı yuvaya iade etmesi uyarısında bulunmuştur. Böylece bu sevimli yavrularının anne yuvalarında ve tabii ortamda özgürce büyümeleri temin edilmiştir. İslam medeniyetinin özünü ve hayvanlara bakış açısını çok iyi yansıtan bir diğer örneği ise Peygamber Efendimizin yakın arkadaşlarından Abdullah b. Mes'ud'dan öğreniyoruz: “Allah'ın Resulüyle bir seferde idik. Yanında iki yavrusu bulunan serçe biçiminde bir kuşa rastladık. Yavruları yakalayıverdik. Bunun üzerine anneleri, feryat ederek kanatlarını çırpmaya başladı. Resulullah dönüp de yaptığımızı görünce: 'Bunu yavrusundan kim ayırdı? Yavrularını ona iade edin” dedi. Biz de onları serbest bıraktık.[40] Görüldüğü gibi, Hz. Peygamber, hayvanların ve kuşların korunmasını, onlara eziyet edilmemesini, temizlik ve bakımlarının yapılmasını, yaratılışlarına uygun işlerde kullanılmasını, fazla yük yüklenmemesini, av yasağı koyarak rast gele eğlence için avlanılmamalarını emretmiştir. Bir gün etrafında oturanlar şu hikayeyi anlatmıştı: Yolda gitmekte olan birinin susuzluğu arttı. Hemen bir kuyuya inip suyundan içti. Çıkınca, susuzluktan dilini çıkarıp soluyan ve rutubetli toprak yalayan bir köpekle karşılaştı. Adam kendi kendine, 'bu hayvan da benim gibi susamış' deyip kuyuya indi. Mestine su doldurdu. Mestini ağzıyla tutup çekti, köpeği suladı. Bundan dolayı Allah bu kulunu övdü ve günahlarını bağışladı." Bunun üzerine arkadaşları: “Hayvanları sulamakta bize de sevap var mıdır?' diye sorduklarında Rasulullah şöyle cevap verdi:  "Yaşamakta olan her canlıyı sulamakta sevap vardır."[41] Hayvanlara kötü davranmayı yasaklayan Peygamber Efendimiz, "Bir kadın, bağlayıp yemek vermediği ve yer haşerelerinden yemesi için serbest bırakmadığı kedi yüzünden cehenneme girdi."[42] diyerek bu konuda bizleri uyarmıştır. Peygamber Efendimiz, çalıştırılan hayvanlara, insanlar gibi dinlenme hakkı vermiş ve yolculuk sırasında yapılan dinlenmelerde öncelikle hayvanların ihtiyaç ve istirahatlerinin sağlanması vurgulanmıştır. Sahabeden Enes b. Malik bize şu hikayeyi anlatmaktadır: "Biz bir konaklama yerine geldiğimizde hayvanların yüklerini çözüp (onları istirahate terk etmeden) namaza başlamazdık." [43] Görüldüğü gibi, İslam dini hiçbir canlıya eziyet ve işkence edilmesine izin vermez. İnsan olsun, hayvan olsun her canlının kendine göre hakları vardır. Bu haklara saldıranlar ve uymayanlar devlet tarafından, bu mümkün olmazsa ahirette Allah tarafindan cezalandırılır. Bu gerçeği şu sözleriyle ifade etmiştir: " Şu bir gerçektir ki, öteki hayatta hak sahiplerine bütün haklarını ödeyeceksiniz.Hatta boynuzsuz koyun kendisine vuran boynuzlu koyundan kısas yoluyla hakkını alacaktır."[44] Hz. Peygamber'in bu tavır ve tavsiyelerinin tarih boyunca Müslümanlar üzerinde çok etkili olduğu görülmektedir. Hz. Peygamber'den aldıkları bu bakış açısıyla hareket eden Müslümanlar herkese karşı merhamet ve hoşgörüyle bakmışlardır. Düşmanlarına bile işkence etmemişlerdir. Başka din ve inanç sahipleri Müslümanlar arasında huzur içinde yaşamışlardır. Bu merhamet, sevgi ve hoşgörü medeniyetinden hayvanlar da nasibini almıştır. Ayrıca hayvanlara iyi davranmanın insani cennete, kötü davranmanın ise, cehenneme girmesine sebep olabileceğini de yine bizzat Hz. Peygamber (SAV)'in hadislerinden anlıyoruz. si davranmak bi'l-icma haramdır.

İzleyiciler